26 Eylül 2015 Cumartesi

Yalancı ama Bir O Kadar Kolay Tavuk Göğsü

Hem kolay hem hızlı hem de her yiyenin tarifini istediği yalancı tavuk göğsü 2015 kurban bayramına damgasını vurmaya devam ediyor.

Malzemeler;

1 litre süt
1 paket margarin
1 bardak şeker
1 bardak un
1 paket vanilya

Yapılışı

Tüm malzemeleri tencereye koyup, sürekli karıştırıyoruz. Kaynayıp muhallebi kıvamına gelince altını söndürüp biraz soğuyana kadar bekliyoruz. (Bir instagrama bakıp çıkın, girmişken acemi_kuzu sayfasını da takibe alırsınız...) El blender'ı ile iyice topaklanan yerleri tırtlatıp borcama döküyoruz. İyice soğuduktan sonra da doğru buzdolabına.

İşte bu kadar bitti. Servis ederken de adettendir üzerine tarçın koyabilirsiniz...

Afiyet olsun. 

Yiyip de tarifini soran olmazsa önümüzdeki bayram söz baklava tarifi vereceğim:)

11 Eylül 2015 Cuma

4 Mevsim,12 ay...

Seninle 4 mevsim, 365 gün,12 ay geçirdik Asya. İçinde senin olmadığın ne bir güneşli gün, ne yağmur, ne de kar var artık. Hayatım ezelden ebede hep sen dolu...





Seni beklerken ki heyecanlarım, meraklarım son buldu 1 yıl önce. Gözünü, kaşını,yüzünü gördüm. Kokunda cenneti buldum. Evlat kokusu dediklerini bir tek sende tattım ben. Anne oldum sanıyorsun bir tek ama değil. Bebek oldum, çocuk oldum, pimpirikli oldum ve en önemlisi mutlu oldum ben seninle. Daha önce gülmediğim gibi gülüp, neşenin içimi kaplamasını gördüm. Gülen yüzün gülen yüzüm, uykun uykum,aşın aşım oldu. Sen emdin ben büyüdüm, senin canın yandı ben küçüldüm. İçimde bir ben varmış seninle doğdum.

Öğrendim... Her şeyi baştan öğrendim. Kabız olunca ıkınmayı, su içerken yutkunmayı, her kaşığında yemek yemeyi öğrendim ben. Sevmeyi öğrendim, kızıyorlar ama aşkı öğrendim ben. Daha da yaklaştım ebedi aşka. Yaradanın bir damladan yarattığı mucizeyi gördüm senin gözlerinde her gün yine yeniden.Tevekkülü öğrendim, ömrü, kaderi sınırsız kudreti. Korkuyu öğrendim. Hani böyle kalbinde filan değil ciğerinde ciğerinde korkmayı. Dünya ne kadar pismiş ve ne kadar masummuş herkes bir o kadar onu öğrendim.

Uyumadan da yaşanırmış gördüm. Bir  kaşık yemek için maymun olunurmuş, o kaka her yana bulaşır ama hemencecik temizlenirmiş öğrendim. Sinemaya, yemeğe,arkadaşlarla buluşmaya gitmeden de mutlu olunuyormuş gördüm.

Artık sıradan ama çok özel mutluluklarım. Kuş konmuş diye avucunu gösterdiğinde atomu parçalamışsın gibi seviniyorum. Halkalar ile oynarken alkış beklemeni,şapkanın kafaya takılacağını bilmeni, balık gibi ağzını şapırdatmanı her gün yeniden seviyorum.

Ömrün güzel olsun kızım. Hep adaletli, hep edepli ol... Ne olursa olsun şükretmeyi, mutlu olmayı, her şerden bir hayır çıkarmayı unutma sakın ha. Hayat yolunda da Allah inşallah hep iyi insanlarla karşılaştırsın seni...

Seni seviyoruz...


İlk Doğum Günü Partisi

Her şeyin ilki güzeldir. Hele ki hayatınıza ışık gibi doğan minicik bir kızın ilk yaşıysa daha da özeldir. Aslında bu bir doğum günü değil koca bir yılı beraber geçirmenin mutluluğunu ve heyecanını paylaşmaktır sevdiklerinle. Bak biz 4 mevsim,12 ay ele ele göz göze geçirdik demektir.

Yoksa tabii ki bu mini minnacık kız insanların "ay, oy, canım" diye üzerine gelmesinden sıkılacak, bol bol ağlayacak ne olduğunu da anlamayacak. Bu parti annelerin kendi kendini eğlendirme biçimidir aslında. Aklı erip de tercihleri oluşana kadar da bu böyle olacak. Napalım hazır fırsat varken  abartalım da abartalım:)

Ben evde yapmayı planlamıştım. Ama kısmet olmadı. İnternetten Bostancı taraflarında bir yer aramaya başladım. Çok şükür aradığım 2.yer içime sindi ve hemen anlaşıp kararımızı verdik. Purple Party House hem yeri hem dizaynı hem sahipleri 10 numara insanlar. Fiyatları da pek çok yere göre oldukça uygun.

Konseptimiz Asya daha doğmadan önce belliydi. Çünkü doğum süslemelerini hazırlarken Minnie Mouse ile ilgili çok çeşitli şey olduğunu görüp doğum gününe Minnie Mouse'lu yaparım demiştim. Size de tavsiyem konsepti seçip kendinizi sınırlamadan önce çarşıya çıkıp bakın ne var ne yok. Mesela erkekler için Mickey mouse iyi bir seçenek milyonlarca çeşit şey var. Üstelik 100 yıldır eskimedi, demode olmadı bundan sonra da olmaz.

Parti programı spontene gelişti ama çok da güzel oldu. İlk 1 saat dostlarımız geldi, yemek yedik.2. saat pasta kesimi, hediye açımı, fotoğraf çekimi derken geçiyordu. Esra Hanım müzik açayım eğlendir misiniz dedi. olur dedim. NE açayım dedi "Ankaranın bağları" dedim. Çünkü o akşam iş için yola çıkıp Ankaraya gidecektik. Üstelik en oynamayan adamın bile içini kaynatmıyor mu bu şarkı, kaynatıyor.İçeri girdik. Günün anlam ve önemini belirten bir şarkı başlıyor dedim. Zaten göz yaşı pınarının başında olanların gözleri sulandı. Sanıyorlar ki başalyacak Candan Erçetin'den Melek:) Derken başladı Ankara'nın bağları da büklüm büklüm yolları...Coştuk damat halayı bile çektik. Bizim kızın doğum günü oldu mu sana kına gecesi.

Öyle böyle gülen suratlarla dolu bir gün geçirip, hafızalarımıza kazıdık. Asya için de bol bol fotoğraf çektik. Yanımızda olan ya da olmak isteyip de olamayan herkese teşekkür ederiz.

Parti Evi süslemeleri yaptı yani fotoğraflarda arkada gördüğünüz fon, masadaki ve diğer tüller onlara ait. Biz sadece ASYA harflerini alıp o gün çift taraflı bant ile yapıştırdık. (Eminönü'nden harflerin her biri 5 TL olarak aldık.) Bakınız fotoğrafta Y harfi düşmüş.Ama tekrar yapıştırdık:)





Asya'nın üzerindeki kıyafetin,benim ve ablamın body'si ve bantın yapımı tamamen bana ait. Ama hadi kendi kendime reklam yapayım Ninu Bebe 'den:) Büyük minnie'lerin kafalarındaki ise yine Eminönden 5 TL.





Pastaya bakan masum bebek işte bizim Asya....





Hep beraber üfledik pastamızı. Bu esnada Asya'nın keyfi pek yerindeydi çok şükür. Asya böğüre böğüre ağlarken  (ki ilk 1 saatte böyle oldu) gülümseyerek poz vermek zor olacaktı bizim için.




Biz daha mini minnacıkken evcilik oynar, mezdeke açar göbek atardık. şimdi hepimizin elinde bir çocuk mutluluk pozları. Zalimsin zaman...


Doğum gününün ikinci yarısında kostüm değiştirdi küçük hanım...

Aile olmak güzeldir.

Ben çerçeve almamıştım. İki fotoğraf için koca şeyi taa Eminönden taşımaya üşenmiştim. Sağolsun Esra ve Aylin  Hanım'larda (parti evi) varmış. Eksik kalmadık. Yok yok Asya ağlamıyor...



 Yıllar akıyor insanlar girip çıkıyor hayatınıza. Sel akıyor kum kalıyor. Hem de ne kum.Varlıkları güç veren,canımdan can canım dostlarım...







Kurabiyeler için 1 gece saat 4'e kadar uğraştık ablamla.Bana mobbing yapa yapa bitirttirdi kurabiyeleri. Daha önce blog'daki tarfin aynısı tıklayınız...http://acemikuzu.blogspot.com.tr/2015/01/yapmas-kolayyemesi-olay-seker-hamurluk.html

Ten rengi, siyah ve pembe şeker hamuru kullandık. Gözleri için de gıda kalemi...



 Resimde minni mouse'lu külahlar var ya. İçlerine şekerlemeler koyduk. Böyle yedikçe yiyesin geleninden. tatlı yiyelim tatlı konuşalım.




Vee işte pastamız. Konseptimiz sağolsun risksiz zahmetsiz bir pasta oldu.Figür çok olmadığından da görece ucuza geldi.




Bu günü unutmamalaı içinde her sayfasında Asya'nın fotoğrafı olan bir masa takvimi ve minnie'li magnet hediye ettik.




9 Eylül 2015 Çarşamba

Tek dişi kalmiş canavar...Sonunda geldi inciler..

Asya'nın bir türlü çıkmayan dişleri sonunda gelmeye başladı. Doktorun da dediği gibi 3 konuda bir standart yok. yürümek, konuşmak ve dişler...Kimi bebenin 10 aylık olana kadar tüm dişleri çıkıyor neredeyse, kimi de bizimki gibi ne gelen var ne giden. 22 Haziran sabahı kahvaltıda Asya'ya elimle peynir yediriyordum. (Sabah sütü ve kahvaltı arasında Asya için vazgeçilmez bir ritüel bu. Peynir tırtıklamak. ) Birden elime bir şey battı. Amanın o ne yoksa diş mi derken işte orada duruyor. Sol alt diş kendini göstermiş. O kadar heyecanlandım ki, gözlerim doldu.

Madem diş bu kadar geç geldi hadi kutlayalım dedik. Hemen 2 gün sonra yakınlarımız ile beraber olabileceğimiz bir parti düzenledik. Sabah uçan balon almak için evden çıktığımızda o kadar yağmur yağıyordu ki sırılsıklam olduk. Kızımın dişleri bereketi ile geldi.Emeklemeyen sadece yerde dönerek hareket eden küçük hanım Asya o gün herkesin gözü önünde emeklemeye başladı. (24 Haziran) Böylece ilk heyecanımız katlandı.


Partide neler vardı buyurun bakalım; belki sizin bebenin de dişi aniden beliriverir.


 Emeklemeye başladığı ilk görüntüler.
 32 tane buğdayı başından aşağı serpiştirdi teyzesi. Minik minik güzel dişleri çabucak çıksın diye.

Bir de dikiş ipine dizilmiş 32 tane buğday tanesi aralarında nazar boncuğu.diş buğdayı kolyesi...
İlerdeki yaşantısındaki seçimleri için :) tepsinin içine bir ateş ölçer (doktor), bir kuran (imanlı olsun),bir makas (terzi),bir kalem (okusun büyük adam olsun), bir de ayna koyduk (süslü olsun). Bakalım hangisini seçecek?
 Asya önce ateş ölçeri seçti, sonra da Kuran'ı.

 Bir de kalemi almış sonra hepsi hepsi benim olacak işte...


 Buğday , nohut,bon bon şekerli bir karışım yaptık. İçine de bozuk 10 kuruş gizledik. Kime çıkarsa o bir hediye alacaktı Asya'ya.  Bir heyecan bir heyecan yendi hepsi. Ananeye çıktı sonunda. Bir çeyrek altın kaptı Asya.

 Tüm hazırlıkları ince ince düşünüp organize eden biricik küçük annem ve evlat yarım...
Hep beraber olun kuzular...