12 Mayıs 2016 Perşembe

Acemi Kuzu Kim mi?

İnsana kendi anlat deyince nereden başlayacağını bilemiyor...Ama bismillah diyip başlamak lazım

İstanbul' da doğdum, okudum,büyüdüm, üzüldüm, sevindim, aşık oldum, evlendim, anne oldum, plaza çalışanı oldum, esnaf oldum, iş kadını, ev kadını oldum.Oldum da oldum. Anne olma kısmı dışında çok fazla şey paylaşmadım bugüne kadar. 

1984 yılında doğmuş evin ikinci kızıyım. Benden sonra; bu çocuk çok güzel oldu, bunun üzerine çıkamayız demiş olacaklar ki hep evin en küçüğü kaldım. Hiç kardeşim olsun istemedim, hep en küçük en sevilen en el üstünde tutulan olmayı çok sevdim çünkü. Ablam benden 10 yaş büyük, abladan öte o benim küçük annem.Derdi derdim, sevinci sevincim, hiddeti hiddetim.

Hep inek öğrenci oldum. Hiç tembel olmadım, hiç çok zeki de. Hep çok çalıştım hep notlarım yüksekti. Üniversite dahil hiç bir dersim zayıf olmadı. Anandolu Lisesi'ni elimde bir test kitabı hatim ederek kazandım, üniversiteyi uyduruk bir dershaneye giderek. İstanbul Üniversitesi Siyaset Bilimi Fakültesi Uluslararası İlişkiler Bölümünü bitirdim. Eğer mezuniyet töreninde okul birincisinin konuşma yapacağını bilseydim hem valla hem billa olurdum da birinci. Bir imza gününde Sunay Akın'ın kitabını imzalarak okuduğum bölümü sormuştu. Sonra da ne yapacaksın siyaseti nasılsa hep Amerika'nın dediği oluyor dediği günden sonra kamuda çalışmaktan vazgeçtim. 

Okul ile beraber hep çalıştım. Önce medya sektöründe sonra da 6 sene bankacılıkta. Her iki sektör de iş disiplini, harika sunum yapma ve uzun saatler çalışmaya alışmayı öğretti bana. Ama en önemlisi bir sürü yüreği iyi, kendi iyi harika insanlar kattı hayatıma.

Tatil için geldiğim Antalya'da bizim bey ile tanıştım. Hayatta tesadüf yoktur kader vardır cümlesinin karşılığı 3 farklı şehir arasında gide gele 2 sene sonunda kavuştuk. Daha çok küçük bir çocukken bir filmde duymuştum. Dünyada herkese birbiri için yaratılmış bir eş varmış.Gökyüzünde bir kitapta da o isimler yazarmış. O insanı bulmak için ise kader ve şansa ihtiyacın varmış. çok şükür ben ismimin karşısındaki isimi evlilik cüzdanımda da yanımda gördüm.

Sabah evden işe akşam işten eve gidip gelirken benim devreler yandı bir gün. Buraya sığmacak ama plazada çalışan kader mahkumlarının beni çok iyi anlayacağı sebeplerden bastım istifayı.Başka bir yazıda uzun uzun anlatırım.


2013 yılının başında Emir geldi. Benim evlat yarım, canımdan canım.Uzun ve engebeli yollardan gelen gerçek bir savaşçı. Bebek kokusu, evlat kokusu, kaybetme korkusu, teyzelik.

Sonra Ninu Bebe girdi hayatıma. Küçük bir dükkandı, ama benim dünyamdı. Asık suratlı takım elbiseli adamlardan sonra minik minik, cicili bicili çocuk kıyafetleri içinde bir marka yaratmak beni dünyanın en mutlu ikinci insanı yapmıştı. Birinci insanı olmam ise çok uzun sürmedi 1 sene sonra Asya geldi.

30 yaşımı doldurduğum sabah bulaşık makinasını boşaltırken artık İstanbul'da yaşamak istemediğime karar verdim. 2 ay içinde toplanıp Antalya'ya geldik. İşte bu da başka bir yazı konusu olsun.

1 seneyi geride bıraktım Antalya'da. Artık minik minik hanımlar beyler için kendi atölyemde kendi tasarımlarımı yapıyorum ve tüm Türkiye'ye gönderiyorum. Artık tüccar değil, terzi oldum. Dikmek diktiklerini minik bedenlerde görmek mutlu anne yüzlerinde seyretmekten daha iyi gelen bir şey yok. Gitgide büyüyor ve ninu ailemiz gelişiyor.

Bugün Antalya'da, atölyede dikiş dikip, kızımla bolca vakit geçirip, beyimle el ele huzurlu ve mutluyuz. Allah herkese dilediği huzuru ve mutluluğu nasip ve daim etsin.Amin.




Antalya Blogger Anneler Buluşması

Pazartesi günü Asya ile beraber sevgili Minigimle yaşam Selin'in organize ettiği Ninu bebe olarak sponsor olduğumuz antalya blogger anneler buluşması için parti adası 'ndaydık. Hem sohbet ettik hem de çocuklar ablaları ile oyun oynayıp eğlendiler. Bu Antalya'daki ilk event sponsorluğum olduğu için hem heyecanlıydım hem de bir çoğu ile yeni tanıştığım blogger anneler ile beraber olduğum için mutluydum.Malum Asya için uyuma düzeni oluşmadığından huysuzlansa da oyuncakların içinde kayboldu ve güzel vakit geçirdi. Gülerin yemekleri  'in yaptığı nefis kurabiyelerden Asya'dan fırsat oldukça yiyebildim çünkü Asya bayıldı ve yumuldu kurabiyelere.




Kadim dostum can yoldaşım meme hoşçakal...

Tarihler 22 Nisan 2016 gecesi saat 23:00 ü gösteriyordu. Asya 20 ayını geride bırakıyordu artık.Doğduğundan beri hiç yanından ayrılmadığı onunla gülüp, onunla sakinleşip onunla doyduğu memeyi son kez emdi. Bugün 12 Mayıs...Tam 20 gün oldu ve ben artık memeden kesildiğine emin olarak bu yazıyı yazıyorum.

Bizi bilen tanıyan herkes bilir ki Asya beni emmeye çok düşkün bir çocuktu.Uyurken uyanıkken, arabada giderken, canı yanarken ya da sadece canı istediği için sürekli beni yanında istiyordu.Zaman zaman aklıma nasıl bırakacağız sorusu geliyor ve içim acıyordu. Çok ağlayacak, üzerime tırmanacak, hasta olacak, zayıflayacak, huyu değişecek, mutsuz olacak sanıyordum. Evet sanıyordum. Çünkü hep böyle şeyler duymuştum. Şimdi siz de benden duyun.Biz memeyi bunların hiç birini yaşamadan bıraktık. Tabii ki ağladı, istedi ama içimi dağlayacak kadar değil.

Tamamen bir anne olarak tavsiyelerimi yazmak ve sizinle paylaşmak istedim. Çünkü çocuğu emmeye alıştırmak bir dert bıraktırmak bir dert...

Bebeğin kaç aylık olduğundan çok hazır olup olmadığı önemli bence. Evet iki yaşına kadar emzirelim. Ama bu çocuk da kurulu saat değil ki. 24 ayını doldurduğu sabah meme kapama düğmesi yok ya. O yüzden önce gözlemledim Asya'yı. Emzirmem onun için ne ifade ediyor? Besleniyor mu kullanıyor mu, oynuyor mu diye baktım. Gördüm ki Asya için artık sığınacak bir liman anneyi yanında tutma aracı, hatta bazen yumuşak bir oyuncak. Bir de baktım kendime ben hazır  mıyım diye.İşte o an karar verdim artık bırakmanın zamanı geldiğine.

Acı biber sürmek, tiksindirmek, yasaklamak... vb hiç yapmak istedim. Çünkü bu zamana kadar hiç bir konuda yasak, hayır, acı eğitim aracımız olmamıştı. Üstelik bu kadar kutsal bir şeyi, dünyaya geldiğinden beri en çok bildiği şeyi bu yöntemler ile ayırmak istemedim ondan.

O geceden 1 hafta önce ilk denemeyi yaptım. Sen artık büyüdün, memede süt azaldı, bitiyor diyerek telkine başladım. İlk gün fena değildi, ama ikinci gün çok istedi ben de verdim. O hafta oldukça azalttık, hatta 1 gün emmeden uyudu.  Ama çok istediğinde verdim. Ta ki Cumartesi gecesine kadar. Uyumak istemediği için emzirirken canımı yaktı. Ben de uff oldu dedim ve kapadım o gün bugündür artık bu dönem bizim için kapandı. Tek zorlandığım konu ki tamamen benim suçum başka türlü nasıl uyunur bilmediğinden uykuya dalarken sorun yaşıyoruz. Dön sağ dön sol dön benim üstüme yat...vb Ama zaten uykuya bayılmadığı için böyle yaptığını söyleyebilirim. 1. ayımız dolsun belki uyku eğitimi uygular bu sorundan da kurtuluruz. Toplamda 2 gün sürdü soruşu. Sonra bitti. O iki gün sorduğunda sadece 1 kere kriz geçirdi. Saçını sevdim, sıkı sıkı sarıldım ve şarkı söyledim. Sonra da ne o sordu ne de ben... Ama tabii ilk 2 hafta dikkat ettim emziren kimseyi görmesin diye.Şimdi artık bebeklerin meme emdiğine ve kendisinin bebek olmadığına ikna olmuş gibi.Görünce sadece bebek meme diyor ve bir şey talep etmiyor.

Gelelim neler oldu...Ne hasta oldu ne huyu değişti. Ama inanılmaz büyüdü. Hareketleri, konuşmaları, tepkileri. Bu konu ile alakası var mı bilmiyorum ama gerçekten artık çocuk oldu.

Zamanı geldiğini düşünüyorsanız korkmayın, endişelenmeyin ve sakin olun. Evde çekirdek aile olun ve eşinizin sizi destekleyeceğine emin olun. Ayy çok ağladı ver nolucak yazık daha küçük diyen birileri olmasın mümkünse. Bu yola bebeğinizle beraber ikiniz başladınız. İkiniz bitirebilirsiniz. Meme olmadan da annesinin onun yanında olacağını bilsin. Ananelere, babanelere bırakıp unutturmayın derim ben. İnanın başarabilirsiniz.


3 Mayıs 2016 Salı

Tüm Unutkan Anneler’in Anneler Günü kutlu olsun!






Anneler Günü geldi çattı… “Hep daha iyisi” diyerek bebeklerin ve annelerin isteklerine her zaman en iyi şekilde cevap veren, Türkiye’nin yeni bebek bezi ve ıslak havlu markası Sleepy, Unutkan Anneler’e teşekkür ederek onları unutmadığını gösterdi.
Bir zamanlar uyku kelimesini en sıcak kelime olarak tanımlayan, %50 indirimleri ve yeni sezon çantaları kaçırmayan, en son çıkan filmlere en önce giden, yemek keyfinden asla ödün vermeyen, küçük bir temizlikten sonra bile en az 3 saat dinlenen ve fönsüz dışarı adımını atmayan ama bir gün, dünyalarını değiştiren o büyük mutluluk ile birlikte dünyaları unutan tüm Unutkan Anneler’in Anneler Günü’nü büyük bir coşku ile kutladı.
Kendilerini çocuklarına adaya Unutkan Anneler’i unutmayan Sleepy, Anneler Günü için özel olarak hazırladığı ajandası ile de tüm annelerin kalbini çalmayı başardı. #unutkananneler hashtag’ini kullanarak Instagram ve Twitter sayfalarında paylaşımda bulunan ve Mayıs Ayı boyunca market.sleepy.com.tr adresinden alışveriş yapan herkese dağıtılacak bu ajanda ile tüm bir yıl mutluluk ve bol bol gülümsemeyle geçecek.
http://www.unutkananneler.com/
Sleepy, en sevdikleri pastanın son dilimini her zaman çocuklarına ayıran ve gerçek sevginin ne anlama geldiğini varlıklarıyla kanıtlayan Unutkan Anneler’e “İyi ki varsınız…” diyor ve kalpten bir teşekkür gönderiyor.


Bir boomads advertorial içeriğidir.