17 Ocak 2014 Cuma

SEKİZ

İş bu blog'da bundan sonra bebemin bir ismi olana kadar 8 olarak anılacaktır.13 Ocak Pazartesi ilk doktor randevumuz vardı. Medipol Koşuyolu Hastanesi'nde Nihan Hanım'a gidecektik. İlk doktorumuzu nasıl seçtiğimizi anlatayım önce. Medipol hastanesi'nden ailecek çok memnunuz. Annemin bel ameliyatını Ahmet Bey yapmıştı. Çok memnun kaldık. O yüzden hastaneyi seçtim ama bir sürü doktor var. Acaba hangisi?  Tek tek fotoğraflarına baktım. Nihan hanımın fotoğrafı o kadar pozitif enerji yayıyordu ki internette onu biraz araştırdım. Bir yorumda "insanı doğuma öperek gönderen bir doktor" yazıyordu. O an evet dedim bu doktora bir gözükmeliyim. Sonuçta bu çok olağan bir süreç. Tüm doktorlar  hemen hemen aynı şekilde kontrol ediyorlar. Ama mühim olan taır yaklaşım. höt höt insanları oldum olası sevmiyorum. Azcık güleryüz, rahatlık. Ne olmuş yani?

Pazartesi sabahı uyandığım andan itibaren sardı beni bir heyecan. Kalbim gümgüm boğazımda atıyor. Randevu saati geldikçe boğulcak gibi oluyorum. Derken çıktım yola. Sekizin babası ve teyzesi ile hastanede buluştuk. Hani böyle fırsat bulsam kaçacağım nedendir bilinmez.Derken girdik içeri. Anlatmaya başladım. öyle böyle bıdı bıdı. Doktor biraz soğuktu. Allah allah dedim. Neyse gel bakalım keseyi görecek miyiz dedi. Ah ben bir heyecan. Önce tansiyonuma baktılar. 14 8 mi ne olmuş. Hayatımda hiç tansiyonum yükselmedi. Heycandandır dedim. Sonra ve işte beklenen an. Göbeğime sıkı verdi jeli ve bastırdı ulturasonu. İşte orda. 8 mm çapında kesesi. O yüzden artık ona Sekiz diyoruz. Görünce ağlamak gülmek arası bir şey oldum. Göbeğim titreyince görüntü bozuldu. Dur oynatma göbeğini dedi doktor. Azcık sinir oldum. Dur bir ağlayayım bir güleyim dimi ilk defa görüyorum bebeğimi. Orda ben bir garip hal içinde beynime kan gitmez halde iken bana beslenmemin nasıl olması gerektiği anlattı. Yarısından çoğunu duymadım. İşte çıktık geldik. Ben o andan itibaren artık hamileyim ve mutluyum. Saçma sapan halim ortadan kayboldu. Sekiz ismi ve ulturasondaki görüntüsü ile vücuda büründü bebem.

5 tane test verdi doktor. kan sayım, şeker, Hepatit B, Hepatit C ve idrar. Bu sabah gittim sağlık ocağına yaptırayım diye. Her ay dünya para veriyorum devlete. Bir zahmet bunları ödetmesin bari bana. Sağolsun danışmadaki kız mükemmel. Çok yardımcı oldu. Doktor hemşire derken 1 saati geçti işimin bitmesi ama neyse. O kadar olacak. Sonuçları Salı günü alıp Perşembe günü doktora gideceğim kontrole. Bakalım kalp atışını duyabilecek miyiz?



12 Ocak 2014 Pazar

AY GERÇEKTEN HAMİLE MİYİM İNANAMIYORUM.

4 gündür aynı durumdayım. Sürekli bir inanamama, yok hamile olamam acaba bir yanlışlık mı var, karnımda bebek mi var soruları ile kendimi yiyorum. Böyle bir ağlasam bağıra bağıra ya da kahkaha filan atsam rahatlayacağım ama yok. Oldum bir buzdan ana kraliçe. Kafamda deli sorular. Mide bulantısı yok, halsizlik yok, daha karnın filan büyümedi, e be kadın kendini accık şımart bir rahatla mutlu olma fırsatı ver ama yok. Mazoşistlik var serde.

1)Ya test yanlışsa: Bak idrar testi çıkmış pozitif; ama silik o yanlıştır belki E tamam kan testi 293;ya hemşire yanlış gördüyse hadi gidip test sonucunu yazılı alalım, Aldık değer aynı o zaman da benden hemen sonra bir kadın da hamilelik testi yaptırmak istedi, ya onunla testler karıştıysa. E peki nerde senin halan. Neden hala adet olmadın. Olabilir mevsimsel değişiklik. Ay zıkkım sıkıldım. Ben kendimi hiç böyle bilmezdim. İçim şişti. İyi doktor randevusu aldım Çarşamba gününe doktora anlatırsın artık derdini. Ama laf aramızda deli korkuyorum doktordan. Hem kendisinden hem de kötü bir şey söyler mi diye kendinden. Bana kalsa çoktan gitmiştim doktora da teyze istiyor ki ben de gelecem doktora, ona göre yaptık programı napalım.

2) Ya bebeğe bir şey olursa çok heveslenmeyeyim; Hadi buyur burdan yak. Millet hamile olduğu öğrenince mağazaya gelip patik, çorap badi filan alııyor, benim yaptığım şeye bak. Bir şey değil çocuk da alınacak. Kadın iyiyiz işte burada bölünüp gidiyoruz ama sen bir şey olur mu diye bana bağlanmadıkça asabım bozuluyor dese ne dicem. Haklı. Yok yok bir şekilde üstesinden geleceğim.

3)Ay ben nasıl vajinal muayene olup, doğum yapacağım; Hadi bakalım kaçtın kaçtın yaş oldu 30.Ama artık yok kaçış bayan kezban, doktor seni ellemesin dönemi bitti. Ay bir korkular bir bunalımlar. Ya hastaneden uzakken doğum gelirse, ya doğmak isterse de ben müsait değilsem, ay zamanı gelince herşey olacak daha dur 8 aya yakın var. Bir soluklan dimi.Kimse kalmamış içerde. Yok ama sanki dünyada bir ilk yaşanacak ve tüm dünya bu olayı nefes almadan izleyecek. Bir insan doğuruyor. O moddayım yani. Herkes nasıl yaptıyasa ben de öyle yapacağım.

4) Verdiğim kilolardan 3 kilo daha az alsaydım obez olmuyordum; E be köylü kızı 2 aydır çocuk çocuk diye adamın başını yedin, folik asiti aldın düzenli olmasa da kullandın, şimdi neden bu sanki süprizmiş hamilelik de kilo verememişsin ayakları. Çevremde hep zor bebekler var. tüp bebekle uzun yıllar sonra doğmuş ya da bir gayret çocuk yapmaya çalışan her ay hayal kırıklığına uğrayanlar. Ben bu konuda negatif olduğum için hep onları gördüm ve öyle olacak zannettim. Gel gör ki korunmayalı 2. ayda hamile kalıverdim. Hop tabii koca göbeğim ve obez çıkan vücut kitle indeksimle. Öğrendiğimden beri o çok sevdiğim diet kola bana rüyalarda buluştuğum bir sevgili. Günde 4 yudum ancak. O da çok özlüyorum strese girmeyim diye. Ekmek yok denecek kadar az günde 3 dilim ancak. Sağlıklı yemekler fastfood ve çikolata yok. Gebe olduğunu öğrenen kendini yemeye verir benim de bir fit olasım geldi. Köpek gibi korkuyorum şişkoluktan bir şey olur mu diye. Dile kolay 95 kiloyum. En ideal halimle 107 kilo doğuracağım. O nedir ya şu şey değil miydi onlar hani evden vinç ile kaldırılanlar.

5) Babadan armağan çıbanlar; Bu çıban belasına düştüğümde daha 18imde yoktum. Popomda çıkar, kukumda çıkar, gözümün kenarında çıkar, bacağımda çıkar, koltuk altımda çıkar. Çıktı mı ne okula gidebilirsin, ne işe, ne insan içine çıkabilirsin ne insana benzersin. Bilmeyenler için çıban sivilcenin ağa babası. Yaklaşık 5 cm çapında çıkar ortalama 5 gün seni insanoğlunun yaşayacağı en büyük acılara maruz bırakır, sonra da çeker gider ve sen adeta bir pamuk olursun. Gebeliiğimi öğrendiğimden beri kolumun altında bir acı. Küçücük sivilce nasıl böyle acır derken, şimdi kendisi vücüttan bağımsızlığı ilan etmiş bir birey. Kolumu kımıldatamıyorum, uyuyamıyorum oturamıyorum kalkamıyorum. Çapı oldu 7cm naparsan yap bir yerlere değiyor veya geriliyor popo değil ki bu koltuk altı. Şuanda da saat 4 buçuk ve acıdan uyuyamadığım için kalktım bunları yazıyorum. Gel gör ki hastalıklı kafam buna bile taktı.Hani çok canım yanıyor ya bebek bundan etkilenir mi acaba? Acaba?deli miyim acaba? Etkileniyorsa da yapacak bir şeyim yok ama olsun ben yine de gerileyim. Mazoşistlik bu kadar işlemiş olamaz kanıma...

İÇİMDE SANA AİT BİR ŞEY VAR...GEBEYİM.

Bu blog u açma sebebim günlük hayatta yaptıklarımı, sıkıcı bir bankacı iken nasıl bir bebek mağazası sahibi olduğumu, neler yaşadığımı anlatmak ve benim gibi kendi işini yapmak isteyenlere cesaret vermekti. Ama nereden bilirdim ki burada bir hamile güncesi paylaşacağımı. Bak o da oldu. 5 haftalık hamileyim.İşte bu da onun hikayesi.

 Son iki aydır hep hamile miyim değil miyim diye düşünüyordum. Planlı ve istenen bir bebek demek istediğim. Son adetimin üzerinden sadece 30 gün geçmişti ki, dayanamadım ve ilk idrar testini yaptım. Sürekli internetten gebelik testi ne zaman yapılır, ne zaman doğru çıkar diye araştırma yapıyordum. 1 hafta beklenmesi gerektiğini söylüyorlardı ama inanın benim o kadar sabrım yoktu. Bir forumda bir kadının "ben adet olmam gereken günden 1 gün önce yaptım çıktı" yazması tüm o doktor sitelerini gölge de bırakmış ve açık ara önde beni teste doğru koşturmuştu. Mağazaya doğru yaklaşan teyze adayı ablamdan bir test alıp gelmesini istedim. Eli ayağı dolaşan teyzenin kapıdan bir girişi vardı ki evlere şenlik. Kan ter içinde.

Geçen ay mide bulantısı ve halsizlik olunca ilk heves koştur koştur hastaneye gidip gecikmeyi bile beklemeden hemen kan testi yaptırmış negatif sonuç almıştım. Kimseye diyemedim ama çok üzülmüştüm "negatif, gebelik yok" dediğinde.

Şimdi de aynı haval kırıklığına uğramamak için ağırdan alıyordum. Yae yoktur filan diyordum ama geberiyordum heyecandan. Testi yaptım. Küçük bir bardağa çişimi yapıp, damlalıkla 5 damla testin üzerindeki yere damlattım. Baya kolay ve anlaşılır. Üstelik 5 TL imiş. Hastanede 30 TL'ye yapıyorlar testi. Geçen ay gebe olmamanın da hıncıyla param gitti diye üzülmüştüm. 10 dakika sonra ikinci çizgi yavaş yavaş belirginleşmeye başladı. Ama kontrol çizgisi kadar koyu olmadı. Hayda şimdi yarı veya az hamilelik olamayacağına göre ya sorun var testte yanlışlıkla çizgi belirdi de koyulaşmadı ya da ne bilim nasıl oldu. Her konuda herkesin Polyanna'sı, herşeyin en olumlusunu düşünen ben bir anda dünyanın en kötümser insanı oldum. Ama neden? Hala onun peşindeyim bulamıyorum.


Hemen mağazayı kapatıp, hastaneye koştuk. Ay bi de korkuyorum kan aldırmaktan ki sorma. İğne böyle çört diye giriyor mosmor edip çıkıyor. Gebelik yaşayanlar diyecekler ki daha dur ne acılar çekecen ama ne bilim ben acıyor işte. Ablam ordan bir eldiven buldu ve şişirdi şaklabanlık olsun diye ama ı ıh. O o kadar heyecanlı mutlu ama ben de tık yok. Sanırsın ona test yaptırıyoruz da ben refakat ediyorum sakinleşsin diye. Böyle 2 saat önce kocasını test yapim mi, yapim ya nolcak, acaba bebek var mı, oldu mu diye darlayan kadın şimdi böyle sanırsın dünyanın en sakin insanı.

Hayatım boyunca olaylara ilk anda tepki veremedim. Hep sonradan ağladım, sonradan sinirlendim. Şimdi de sanırım öyle bir buhran hali. Neyse dediler ki 2 saat sonra arayın öğrenin,Peki dedik çıktık. Ben yoktur ya ne bilim havalarındayım. Hani gebe çıkmazsam üzülmeyim diye otokontrol devreye giriyor. E be gerizekalı kadın gebe değilsen o zaman üzülürsün, şimdiden kendini kahr etmek niye. Anın tadını heyecanını yaşasana. Ama yok olur mu kanda var mazoşistlik naparsın.

Daha 1 buçuk saat geçmişti ki ay bir arayalım belki çıkmıştır,bir tarafımda değil ama öğrenelim rahat edelim havasında aldım elime telefonu. Açtı neşeli bir hemşire telefonu baba adı doğum yeri bıdı bıdıı sordu sonra pozitif, gebelik var demesin mi? Kulağım duyuyor, ağzım dediklerini teyzeye tekrar ediyor, ama beyin gerzeği anlamıyor. Hala diyor ki değilsindir gebe bak geç ay da değildin, heveslenme üzülürsün.  Teyze çığlık çığlığa kendinden geçti, bankonun tepesine çıktı bağırıyor. Kıza 3 kere tekrarlattım. Değeri 293.44 müş. 1-2 haftalık sanırım dedi. Teşekkür edeim dedim kapattım ama tepkilerim hiç insancıl değil. Hani bir ağla bir kendinden geç, bağır, gül yok. Hemen kocacı aradım ama. Noldu diye açtı telefonu o da haber bekliyor. Hep yapmak istediğim şey. Hani şu Muhteşem Yüzyılda İbrahim Paşa Hatice Sultan aşkı tavan yaptığı sırada, hepimiz ağzı açık sonradan klasik evlilik kavgaları yaşanıp piç olacak aşklarını sevrettiğimiz dönemde; Hatice Sultanın da dediği gibi telefonu açtım ve "İçimde sana ait bir şey var gebeyim"dedim. Tüm bunlar olurken tarih 8 Ocak saaat 17:30u gösteriyordu.Şimdilik ilk hamilelik günü böylece sona erdi.