29 Mart 2015 Pazar

Molfix İle Mutlu büyüyen bebekler adım adım mutlu yarınlara koşuyor!

Molfix’in dikkat çeken reklam filmlerine bir yenisi daha eklendi.Molfix’in yeni reklam kampanyasında, bebeklerin mutlu ve keyifli olduğu anlar ile, anneleriyle ve ailece yaşanan eşsiz anları seyrediyoruz.

Bebeklerin mutlu olması ve mutlu büyümesi sağlıklı gelişimin en önemli sırrı. Mutlu bebeklik dönemi geçiren bebekler, ileride de mutlu ve başarılı bireyler olmanın ilk adımını atmış olacaklar. “Mutlu Bebekler Mutlu Yarınlar!” mottosuyla anne ve bebeklerin her zaman, her anlamda yanında olan Molfix bebeklerin sağlıklı gelişimleri ve gelecekte mutlu bireyler olmaları için bebeklerin altını kuru tutar, özgürce hareket etmelerini sağlar ve ciltlerini korur.

Bebeklerin en keyifli olduğu anlarda, aileleriyle geçirdikleri keyifli paylaşımlarda gördüğümüz reklam filminde de “ mutlu anlar yaşayan bebeklerin, mutlu yarınları olur” mesajı veriliyor. 

Reklam filmini izleyebilir ve https://www.facebook.com/molfix adresini ziyaret edebilirsiniz.

Bir boomads advertorial içeriğidir.

24 Mart 2015 Salı

Suluğum Şekil Önümden Çekil

Bebeklere su vermek ile ilgili bir sürü fikir var. Ama bu aralar popüler olan ek gıdalara başlamadan önce bebeklere su verilmemesi gerektiği. Zaten çok küçük olan bebeklerin midelerini anne sütü ve mama yerine su ile doldurmamak gerekirmiş.Anne sütü ve mamanın çoğu da su olduğundan gereksinim duymazlarmış.Tüm bu sebeplerden sebze çorbasına başlayana kadar su vermedik Asya'ya. En son kontrolde doktorumuza sorduk. O da su vermeye başlayabileceğimizi söyledi. Vereceğiz de hangi suyu, nasıl vereceğiz?

Öncelikle suyun cam şişede olması önemli.Marka önermedi doktor. Ama ben şişesini beğendiğim için Sapanca Reina alıyorum.Tamam suyumuzu bulduk e nasıl vereceğiz.

Asya'nın beslenmeye başladığı o ilk andan itibaren en çok korktuğum şey mamanın boğazına kaçması. Şimdi mamadan elmadan,sebze çorbasından daha akışkan dünyanın en saf sıvısını içecek su var. Biberonla versen nefes nefese kalıyor, kaşıkla versen ayarlayabilir mi diye korkuyorsun. Karar verdim suluk almaya. Yarım saate yakın standın önünde danışman kızı canından bezdirene kadar suluk aradım. Onun iki yarığı var, bu damlatmaz, bunun kılı bunun tüyü. Baktım olmuyor şeklini en çok beğendiğimi aldım İyi ki öyle yapmışım. Bebedorun tek yarıklı sevimli suluğu fiyatı da 11 liraydı galiba.

Çünkü bizim hanımkız yıllardır bu suluktan su içermiş gibi aldı sazı eline. Çok şükür bunun da üstesinden geldik


Kıymalı Börek Sütlü Çörek Çek Dostum Çek

Yeni başlayanlara tepside kıymalı börek tarifi...Ev hanımlığı denemelerim hızla sürüyor. Pırtlayan kek var ama mis gibi bir kıymalı börek de var. Yuvarlak bir tepside yapıp pizza dilimleri kadar kesince toplamda 10 dilim çıkıyor. hem leziz hem bereketli. Canınızı istetmek gibi olmasın ama buyurun kıymalı börek tarifine. (Sanırsın portakal yatağında ördek tarifi, bildiğin kıymalı tepsi böreği işte)


Malzemeler;
4 yufka

İç Malzemesi;
1 soğan
250 gr kıyma
Pul Biber
Karabiber
Tuz
Domates rendesi

Yufka Sosu İçin;
2 yumurta
1 bardak süt
1 bardaktan 1 parmak az sıvı yağ

Tavada 2-3 kaşık yağ ile soğanlar kavrulur. Onlar böyle büzüşüp, pembeleşme diyorlar ama ben pembe göremedim hafiften yanmaya başladılar mı kıymayı ekliyoruz. Kıyma piştikçe ortaya çıkan kokuyu sevmesem de kısa zamanda geçiyor kıymanın rengi kırmızıdan koyu renge dönüyor.Arkasından 3 kaşık kadar domates rendesini ekliyoruz. İyice kavrulunca tuz pul biber ve karabiberi ekliyoruz. Böyle kendinden soslu mis kokulu hale gelene kadar altını kapatmıyoruz. Toplamda 10 15 dakika sürüyor.İçimiz hazır şimdi bunları yufka ile buluşturmaya geldi sıra.

Sosu için yumurta,yağ ve sütü çırpıyoruz.

Tepsiyi yağladıktan sonra ilk yufkayı kenarları dışarıda olacak şekilde seriyoruz.Hazırladığımız sosu biraz döküyoruz. Tasarruflu davranmakta fayda var her kata bu karışımdan dökeceğiz çünkü. Özellikle tribüne oynamak için en çok en üste dökmek lazım. Nar gibi kızarıyor yumurtalı sosun yardımıyla. 2. yufkayı parçik pinçik edip birazını da çocukluktan kalan alışkanlık çiğ çiğ ağzına atmak suretiyle ilk yufkanın üzerine ikinci kat çıkıyoruz. Hazırladığımız için yarısını burada kullanıyoruz. Kavga çıkmasın her tarafa eşit dağıtmaya özen gösterin lütfen. Üzerine 3. yufkayı da parçik pinçik edip kaplıyoruz. Kalan içi ekliyoruz.4. yufkayı daha az parçalayarak üzerini tamamen kapatacak şekilde seriyoruz.Çünkü kenarlarda kalan ilk yufkayı üzerine kapattığınızda kısa kalıp kıymalarınız ortada kalabilir. 3. yufkayı da serdikten sonra ilk yufkanın dışarda bıraktığımız kenarları üzerine kapatıp adeta bir bohça gibi böreğimizi bitiriyoruz. Kalan bol sosumuzu da her yanına eşit gelecek şekilde döküp, çörek otu serpiyoruz.Fırında 30 dk 180 derecede pişiyor ve işte afiyet olsuuunnn...

Ev hanımlığı eylemlerim sürecek:)

16 Mart 2015 Pazartesi

Uçtu Uçtu Asya Uçtu...



uçak beklerken

Bebekle yolculuk tamamen şans diyerek başlıyorum yazıma. Çünkü giderken tüm uçağı canından bezdiren, bizi reklam eden,ananesini ağlamaktan katılacak diye korkudan öldürüp öldürüp dirilten bebe, gelirken mışıl mışıl uyudu. Uçaktan girerken özellikle pilot amca bile tembih etti ki, inerken ve kalkarken mutlaka meme mama verin diye. Emme hareketi kulakların tıkanmasını engellediğinden ne olduğunu anlamayan bebek basbas bağırmayacak.(tı teoride) Sevdiği oyuncakları alacaktın ki 55 dakika olan yolculukta çocuk ayağa kalkmamaktan bunalmayacak(tı teoride) Allah saatlerce yolculuk yapanlara kolaylık versin diyerek 55 dakikalık Antalya yolculuğumuzu anlatayım. Giderken kalkışta thy'nin broşürlerini, mendil paketlerini mıncıran Asya ne olduysa inişe geçiyoruz anonsundan sonra çıldırdı. İki gözü iki çeşme salya sümük basbas bağırarak 20 dakika boyunca canımdan bezdirdi ve tekerlekler yeri değince bitap düşüp uyuya kaldı(. İnişe geçince uçak çok sallandığı için emzirmek için yatıramadığımdan iyice çileden çıktı.) Annem o kadar heyecanlandı ki uçaktan o kadar korkan kadın sallandığımızı anlamamış bile. Beşik gibi sallanan uçağa mı yansam, ağlamaktan helak olmuş bebemi mi sustursam, uçaktaki tüm yolcuları hayattan bezdirdiğimize mi yansam bilemedim. Bagajları beklerken yüzüme gülen ama arkamdan ne cazdır bebesi var bi susturamadın be kadın dediklerini bilmiyorum. ee napim bana da suratımda şapşal bir gülümse ile kusura bakmayın ay durmadı demek düştü.

Dönüş uçağı 1 hafta sonra...Allahım sana geliyorum yardım et bize diye çıktık yola. Heyecandan mıdır, hava değişiminden midir bilinmez Asya oldu ishal. O gün 2 kere içli dışlı komple üstbaş değiştirmişiz. Ya Allah dedik çıktık yola. Elinden bırakmadığı yamuk yumuk olmuş pet şişe la la la şarkılar söylüyor hava alanında. Derken bir sessizlik bir ıkınma bir kızarma ve işte o an. Tepesine kadar çıkmış kakalar. Uçak saatine de bir şey kalmamış ya Allah dedik gittik bebek odasına. Tepeden tırnağa değiştirdik temizlendik çok şükür yetiştik uçağa. Bebekle yolculuğun en güzel yanı hep önceliklisin. O uzayıp giden sıralara girmiyorsun. Hooppp siz önden buyurun diyorlar. Girer girmez emzirmeye başladım ve inene kadar neredeyse hiç hareket ettirmedim. Ih dedi mi dayadım yine memeyi. Tekerlekler yere indiğinde altta kalan sağ serçe ve yüzük parmağımı hissetmiyordum o kadar diyim. Uçak yine çok salladı, bulutların arasından dakikalarca çıkmadı, ben yine çok korktum. Ama çok şükür Asya uyanmadı. O kadar kitlenmişim ki Asya uyanıp da katıla katıla ağlamasın diye uçak düşse tırıs gelecek yani.

Bugün bir şey duydum. Hz Muhammed demiş ki;Bir bebek meme soruyorsa bir ordu askerin önünde de olsa anne bebeğini emzirebilir. Çünkü bir ordu asker durur, bebek durmaz. Evet o bebek durmuyor ve bazen emzirme örtülerini kullanmak zor oluyor. O zaman napacağız bir uçak insanın içinde emzireceğiz.Asya hamileliğimde doktorum uygun bulmadığı için yapamadığımız ilk uçak yolculuğunu böylece yapmış oldu.