16 Mart 2015 Pazartesi

Uçtu Uçtu Asya Uçtu...



uçak beklerken

Bebekle yolculuk tamamen şans diyerek başlıyorum yazıma. Çünkü giderken tüm uçağı canından bezdiren, bizi reklam eden,ananesini ağlamaktan katılacak diye korkudan öldürüp öldürüp dirilten bebe, gelirken mışıl mışıl uyudu. Uçaktan girerken özellikle pilot amca bile tembih etti ki, inerken ve kalkarken mutlaka meme mama verin diye. Emme hareketi kulakların tıkanmasını engellediğinden ne olduğunu anlamayan bebek basbas bağırmayacak.(tı teoride) Sevdiği oyuncakları alacaktın ki 55 dakika olan yolculukta çocuk ayağa kalkmamaktan bunalmayacak(tı teoride) Allah saatlerce yolculuk yapanlara kolaylık versin diyerek 55 dakikalık Antalya yolculuğumuzu anlatayım. Giderken kalkışta thy'nin broşürlerini, mendil paketlerini mıncıran Asya ne olduysa inişe geçiyoruz anonsundan sonra çıldırdı. İki gözü iki çeşme salya sümük basbas bağırarak 20 dakika boyunca canımdan bezdirdi ve tekerlekler yeri değince bitap düşüp uyuya kaldı(. İnişe geçince uçak çok sallandığı için emzirmek için yatıramadığımdan iyice çileden çıktı.) Annem o kadar heyecanlandı ki uçaktan o kadar korkan kadın sallandığımızı anlamamış bile. Beşik gibi sallanan uçağa mı yansam, ağlamaktan helak olmuş bebemi mi sustursam, uçaktaki tüm yolcuları hayattan bezdirdiğimize mi yansam bilemedim. Bagajları beklerken yüzüme gülen ama arkamdan ne cazdır bebesi var bi susturamadın be kadın dediklerini bilmiyorum. ee napim bana da suratımda şapşal bir gülümse ile kusura bakmayın ay durmadı demek düştü.

Dönüş uçağı 1 hafta sonra...Allahım sana geliyorum yardım et bize diye çıktık yola. Heyecandan mıdır, hava değişiminden midir bilinmez Asya oldu ishal. O gün 2 kere içli dışlı komple üstbaş değiştirmişiz. Ya Allah dedik çıktık yola. Elinden bırakmadığı yamuk yumuk olmuş pet şişe la la la şarkılar söylüyor hava alanında. Derken bir sessizlik bir ıkınma bir kızarma ve işte o an. Tepesine kadar çıkmış kakalar. Uçak saatine de bir şey kalmamış ya Allah dedik gittik bebek odasına. Tepeden tırnağa değiştirdik temizlendik çok şükür yetiştik uçağa. Bebekle yolculuğun en güzel yanı hep önceliklisin. O uzayıp giden sıralara girmiyorsun. Hooppp siz önden buyurun diyorlar. Girer girmez emzirmeye başladım ve inene kadar neredeyse hiç hareket ettirmedim. Ih dedi mi dayadım yine memeyi. Tekerlekler yere indiğinde altta kalan sağ serçe ve yüzük parmağımı hissetmiyordum o kadar diyim. Uçak yine çok salladı, bulutların arasından dakikalarca çıkmadı, ben yine çok korktum. Ama çok şükür Asya uyanmadı. O kadar kitlenmişim ki Asya uyanıp da katıla katıla ağlamasın diye uçak düşse tırıs gelecek yani.

Bugün bir şey duydum. Hz Muhammed demiş ki;Bir bebek meme soruyorsa bir ordu askerin önünde de olsa anne bebeğini emzirebilir. Çünkü bir ordu asker durur, bebek durmaz. Evet o bebek durmuyor ve bazen emzirme örtülerini kullanmak zor oluyor. O zaman napacağız bir uçak insanın içinde emzireceğiz.Asya hamileliğimde doktorum uygun bulmadığı için yapamadığımız ilk uçak yolculuğunu böylece yapmış oldu.