17 Şubat 2015 Salı

Simsiyah...

Simsiyah hem de öyle bir siyah ki aklanmayan, her yanı kaplayan. Özgecan ki öyle bir can, hepimizin içine işleyen, yüreğini sızım sızım sızlatan, yatmadan önceki dualarımızda yerini alan güzel Özgecan. 

Duyduğum ilk andan itibaren içimdeki öfkeyi, korkuyu dindirmenin bir yolunu bulamıyorum. Asya'ya daha sıkı sarılıyor, "Allah iyi insanlarla karşılaştırsın" dualarımı arkası arkasına ekliyor ve sonra utanıyorum. Özgecan'ın annesi de ilk tekmelerini hissettiğinde benim kadar mutlu olmuştur, ilk doğduğunda cennet kokusunu ciğerlerine doldurmuş, gözünden sakınmıştır. Hatta belki bir zamanlar en büyük korkusu yemek yerken boğazına kaçar olmuştur. Evlerden uzak diye bir laf vardır ki şimdi başka eve düşen ateş hepimizi yaktı.



Yaktı da dumanından neler okundu. Türkiyedeki kadınlar sendeanlat deyip twiiter'da 17.000 ayrı taciz paylaştılar.İnanamadım. Taksiye bindiğinde tedirgin olup birilerini arayıp takside olduğunu haber veren veya haber veriyormuş gibi yapan, eve sipariş geldiğinde evde başkalarının da olduğunu ima etmek için yemekler geldi diye bağıran, evde yalnızken tamirci çağırmayan, gece yalnız kalacaksa diken üstünde duran, uyuyamayan o kadar çok kadın varmış ki. Söyleyelim, dinlesinler bilsinler. Tacize uğradığı için utanmasın kız çocukları. Onlar değil tacizciler korksun ki elleri gözleri malum yerleri kırılsın.

Liseli bir kızken elimde coğrafya kitabım binmiştim otobüse. Kahverengi takım elbiseli, pembe gömlekli bir adam binip tam önümde ayakta durmuştu. O kadar şüpheli hareketleri vardı ki öndeki kadınları uyarmak istedim. Meğersem hedef benmişim. Bir kaç durak sonra hazırlığı bitti ve ereksiyon olmuş cinsel organını bana doğru uzattı. Öyle fütürsuz öyle kendinden emin ve umursamazdı ki inanılır gibi değildi. Ayağa kalkıp bağırmaya ve elimdeki kitap ile adama vurmaya başladığımda durağa geldik, otobüs durdu ve adam koşarak otobüsten indi. Beni boşuna seçmemişti. Liseli bir kız ne yapabilir sesini çıkaramaz utanır demişti. Ben sesimi çıkarmıştım ama ya çıkarmayanlar? Koca otobüs insanın önünde bunu yapma cesaretini nerden bulduğu belliydi. Ben ne ilk ne de sondum. Kimse bir şey sormadı ben nefes nefese yerime oturdum annemi aradım ve beni durakta karşılamasını istedim. Evet adamı güzelce bir dövmüştüm ama bir o kadar da korkmuştum. Tüm detaylar aklımda daha dün gibi. Bu kadarı bile travma yaşamaya yetmişti çünkü. 

Yeterki o rahat uyusun diye tüm eklemlerime kramp girene kadar hareketsiz kaldığım, gözündeki yaşın yere düşmesine kıyamadığımdan öptüğüm, güldüğünde içimin aydınlandığı gözümün nuru Asyam Allah seni hep güzel insanlarla karşılaştırsın. Allah tüm anaların evlatlarını güzel insanlarla karşılaştırsın. Evlere ateş düşmesin böyle içimiz yanmasın. Özgecan son gününü hiç yaşamamış olsun rahat ve nurlar içinde uyusun.