15 Temmuz 2014 Salı

Küçük Kuzu Asya'nın Odası

Sizlerin merak ettiği benim de uzun zamandır yazmak istediğim bir konu Asya'nın odası. Şimdi zamanı geldi ayrıntıları paylaşmanın....


Balerin konseptini çok beğenmiş hatta daha önce fotoğrafını paylaşıp sizin de düşüncelerini sormuştum. Ama gel gör ki insan ilk başta yola hangi niyetle çıkarsa sonunda yine ona varıyor. Balerin konseptinin çok da beni ve Asya'yı yansıtmadığına karar verip kuzu konseptine geri döndük. Modoko'ya yaptığımız 2 haftalık ziyaretin sonunda tam da istediğim formda kuzu bulduk. Uçan bebe'den Hüseyin Bey kapıdan girdiğiniz anda ilk bir kaç cümlede sizin ne istediğinizi anlayıp o şekilde yönlendiriyor. Böylece karar vermeniz de kolaylaşıyor. Boyası ve malzemesinin bebek için uygun olması konusunda ise ilk andan itibaren kendisine güvendim. Mobilyalar eve geldiğinde bunu çok daha iyi anladım. İnsanların sürekli şikayet ettiği bir türlü çıkmayan boya, mobilya kokusunu hiç yaşamadım çok şükür. İlk hafta sonunda belli belirsiz bir koku kalmıştı.

Mayıs sonunda verdiğimiz siparişi 30 Haziran'da teslim edeceklerini söylediler. 2 gün de önceden gelip 1 saat içinde monte edip gittiler. Böylece ramazanın ilk günü Asya'nın odası gelmiş oldu. Bir önceki hafta odasını şirin pembe'ye boyatmıştık zaten. Hazır nazır bekliyorduk. Sadece perisini koyacağımız duvarı beyaz olarak bıraktık. O da Allah'tan son anda aklıma geldi. Tabii oda gelmeden 1 saat kadar önce odasının boş halinde fotoğraf çektirmeyi de ihmal etmedik.




Mobilya, badana gibi konularda çok fazla titizlenmenin aksilikleri beraberinden getirdiğini çok sefer yaşadığım için Asya'nın odası konusunda çok pimpiriklenmemeye karar vermiştim. Mobilyayı seçene kadar stresliydim ama sonrasında hiç üzerinde düşünmedim. Sadece heyecanla bekledim. Ya bu sefer pimpiriklenmemeyi başardım ya da gerçekten içime sindi.

Mobilya mağazasından içeri girer girmez daha nce internette ayna olarak hazırlanmış halini gördüğüm yıldız üfleyen periyi gördüm duvarda. O anda en çok istediğim tek şey o oldu. hani böyle dolabi olmasa da olur ama duvarında yatağının üzerinde perisi olmalıydı. Zaten her yere ismini yama takıntım da olduğu için yıldız üfleyen perinin altında Asya yazısı tam istediğim şeydi.




Derken arkamı döndüğümde ne göreyim bir ayna. Tam benim sevdiğim tarz. bebek odasında ayna gerçekten hiç düşündüğüm bir şey değildi. Ama benim istediğim bembeyaz mobilyalara  çok yakışacaktı. Derken aynayı da koydm kafama. Şifonyerin üzerinde ayna fikri böyle aniden oldu anlayacağınız. Aynanın arkasına yapılan ledler ise pek bir havalı oldu. kullanır mıyım bilmem ama gece lambası gibi kullanılabilir. Şifonyerin züerinde gördüğünüz gece lambası ve ikinci fotoğraftaki avize aynı kuzu konseptinde. Asya anneden önce meee derse şaşırmam yani:)




Dolap ve yatakta ise mümkün olduğunca sade modeller seçmeye çalıştım. Varaklı, dolambaçlı hem Asya'yı hem de temizlerken beni zorlayacak şeyler istemedim. Dolabı 3 kapılı aldım ama eve gelince gözüme küçük gözüktü. malum o kadar kıyafeti nereye sokacağım stresi aldı beni. 4 kapılı alsam daha iyiymiş ama napalım. yatağımızın altının bazalı olması ve şifonyer çekmeceleri umarım beni kurtarabilir:)


Halı konusu ise en son değil ilk halledilmişti. 1 sene önce Asya'nın daha esamesi okunmazken annem ev hediyesi oturma odamıza bir halı almak istemişti. Ben tabii aşağıdaki halıyı görür görmez tutulmuş ve başka hiç bir şeyi gözüm görmemişti. demek ki her şeyin bir sebebi varmış. Aynı kuzulardan bulunup oda ile tam bir uyum içinde yerdeki yerini aldı.


herşeyin bir anda tastamam hazır olması beni stere sokacağı için henüz tül, perde konusunu halletmedim. Ama bu hafta içi onu da halletmem gerekiyor.

Mobilya kokusu da kalmadığı için artık ufak ufak kıyafetlerini yıkayıp, yerleşmtirme işine de başalyabiliriz. Tül perde kıyafet ve yatak tekstilli son halini umarım tekrar sizinle paylaşmak nasip olur.