12 Temmuz 2014 Cumartesi

31.Hafta ve Hokka Burun

Nasıl oldu karnım bu kadar büyüdü, Asya'nın hareketlerini nasıl bu kadar net hissetmeye başladım, ne zaman karnım bu kadar büyüdü derken "ay ben gerçekten hamile miyim" sorusu baki kalsın 32. haftaya geldik. 32. haftanın özelliği nedir diye merak edenlere açıklayayım. Eğer kurumsal bir iş yerinde çalışıyor olsaydım doğum iznine ayrılma vakti gelmişti. İşte bu da demek oluyor ki doğuma artık iyice yakınız.

31. haftamızda neler yaşadık şimdi onlara bakalım.

* 1 aylık hasretin ardından doktor kontrolümüz vardı. Yine doktoru canından bezdiren sorularım ile beraber karşısındaydım. Ultrasona girdik ve Asya karşımızda. Hep sırtı dönük ve uyuyor olduğu için bu sefer randevuyu akşam saatlerine aldım. Sabah insanı olmayan babası ve ben gibi kızımda sabahları sevmiyor. Şükür artık yüzünün bir kısmını görebildik. Elini dizi herşeyi yine kafasındaydı ama en azından okka burnunu su içerken ağzının hareketlerini gördük. Çok net bir görüntü alamadık ama yine de "ay bak burnuna" diye herkese gösterdiğim ultrason görüntüsünü sizinle de paylaşıyorum. Geçtiğimiz ay 3,5 kg aldığım için doktor artık net bir dile uyardı. Böyle giderse büyük ihtimalle normal doğum yapamayacağız. Kısmet bakalım o gün neler olacak



*Tüm gebeler gibi benim de rüyalarım artık farklı bir boyut kazandı.Artık macera rüyaları değil doğum ve bebekli rüyalar görüyorum. Ama neyseki hepsi hormonlardan kaynaklanıyormuş. O yüzden hayra yorup geçiyorum.

*Artık karnımda bir karpuz taşıyormuşum hissi gelmeye başladı. Çok fazla oturunca boşluklarım ağrıyor. Çok fazla yürüyünce kasıklarım ağrıyor. Ama gezmekten çalışmaktan geri kalıyormuyum? Hayır...Alışveriş merkezlerinin kabinlerinden kendimi alamıyorum. Şimdiden doğumdan sonra ne giyeceğim telaşı aldı. Bir de uzun zamandır geçmiş olan alışveriş hormonları tekrar harekete geçti. Asya için alacak bir şey kalmadığı ve sıcaklıklar 50 derece olduğu için efil efil şeyler gerekiyor, ne yapayım?



Son 31. hafta göbeği


*Dönüşleri o kadar net ki artık bazen bir kaç organımın yerini değiştirdiğini sanıyorum. Hareketleri mutluluktan mı sinirden mi anlamıyorum. Ama benim kanım hareketten sonra sabit durduğumda çok daha hızlı hareket ediyor. Ben hareket ettikte uyuyor herhalde.

*Erken doğum senaryoları bu dönemin en sinir edici konusu. Geliş zamanını tamamen bebek seçtiği daha doğrusu Allah bildiği için tıp burda çaresiz kalıyor. hareket et diyorlar, hareket ediyorsun  yollarda doğuracaksın diyorlar. Sen de ne yapacağını bilemez halde sadece dua ediyorsun. Benim doktorum 31. haftada doğum yapmış ikinci çocuğunu. Erken doğum korkularımdan bahsettiğimde şuan doğsa sadece biaz küvezde kalır. Ama başarabilir diyerek içimi rahatlattı. Düşüncelerimi uzaklaştırmaya çalışıp, Allah'a emanet diyerek erken doğum konusunu böylece kapatıyorum.

*32.hafta çalışanların sgk'ya vermek için rapor alması gereken bir hafta aman unutmayın. Gelecek hafta ben de doktordan bu raporu isteyeceğim.

*İdrar konusu bu hafta iyice çileden çıktığım bi hafta. Sürekli bir insanın tuvalete gitmesi mi gerekiyor. vallahi öyle. Daha banyodan çıkmadan tekrar geliyor. Bebek o kadar ağırlaşıyor ki mesanede yer kalmıyormuş. Bu da normal yani. 

* Bu kız rapunzel gibi saçlarla doğacak sanırım. Eskiler doğru söylüyor ise ve mide yanmaları saça delaletse bizim kız baya bir saçlı geliyor. Yemekten 1 saat sonra başlayan bu mide yanmaları yemek borumu yakacak galiba sonunda. Böyle yemekleri yicem ve mide ile bağlantı olmadığı için direk organlara yayılacaklar. kadar yanıyor yani. Dha bilimsel açıklamak gerekirse doğuma hazırlanan vücuttaki hormonların ve büyüyen rahmin etkisi ile midedeki asit yukarı doğru hareket ediyormuş. Tüm diğer şeyler gibi bir süre sonra u da geçecek. ,ilaç alma konusuna çok sıcak bakmadığım için bu yanma haşlanma ne derseniz işte o hissi kendi başıma atlatmaya çalışıyorum. Kavun iyi gelir diyorlar bu hafta deneyeceğim ve sonuçları paylaşacağım.

*Uyuyamama problemi. Bir hamile olarak hava 30 derece ise benim hissettiğim sıcaklık 50 derece olduğu için geceleri uykular haram. E bana haram da gıcıma helal eder miyşm. Onun da burnundan getiriyorum. Ah uh diye diye kalkıp salona gidiyorum. Televizyonda hiç bir şey yok, kitap okuyayım desen e uyumak istiyorsun ertesi gün iş var güç var. Öyle böyle derken uyuyorsun. Ama işte doğumdan sonrada uyuyamayacağını düşününce zombi hayatına şimdiden geçiş yapıyorsun. Buna geçici demek isterdim ama sanırım bebek ile beraber uykusuzluk daha da artacak.

*"Asyaaaa...Güzel kız" sözlerinden oluşan saçma melodili şarkımı günde bir kaç kere karnımı ovalayarak söylüyorum. Bu küçük çaplı testimin sonucunu doğumdan sonra sizinle paylaşacağım. bebekler anne karnını hatırlıyor ve ordaki sesler ile sakinleşiyor ise bu muhteşem bestem çok işime yarayacak:)