5 Haziran 2014 Perşembe

Pek Meşhur Gebelikte Şeker Yüklemesi

Herkesin anlata anlata biteremediği iğrenç su, defalarca alınan kan, sonucun kötü çıkarsa birebir ablamla yaşadığım girilen diyet o da olmadı her yemekten önce vurulan insülin, şeker ölçümleri ve korkuyla beklenen sonuçları.... İşte benim için şeker yüklemesi bu anlamlara geliyordu. Ailedeki şeker eğilimi ve geçmişi korkularımı kuvvetlendiriyordu. Ablamda çıkan gebelik şekeri hamileliğinin son 3 ayını insülin iğnesi vurularak, her yemekten sonra kanını alıp şekerini ölçerek geçirdi. Bu yüzden gebeliğimin başından beri şeker konusunda hep tedbirliydim. Bayıla bayıla yediğim kesmediğim kesemediğim tek şey Algide classic çikolatalı dondurmaydı. bunun dışında hep bir temkinle yaklaştım ekmeğe, şekere, tatlıya... Malum tombul da olunca risk artıyordu. Derken o gün geldi çattı. Şeker yüklemesi yapılacak ve ak koyun kara koyun çıkacaktı ortaya.

Pazartesi sabahı erkenden kalktık ve doğru hastahaneye. Önemli olan tabii ki aç ve susuz olmak. Aman bunu unutmayın yoksa yapmıyorlar testi. Bilenler bilir kanımı alırken damarımı çok zor buluyorlar. Hele bir de nalet bir hemşire varsa iyice sinir olup damarlarım içlerine kaçıyorlar. Hastane kaydını yaptırıp doğru labaratuara indik. İlk kanımı vermek için oturdum o sevimsiz koltuğa. Ben sevimli sevimli konuşuyorum derken nalet bir hemşire. o kadar belli ki yatağın solundan kalkmış ve elinde koca iğne damarıma damarıma geliyor. Ya kısmet dedi batırdı iğneyi. tabii ben bakmadım ve inanılır gibi değil ilk seferdealabildi kanı. Sonra elime bu şişeyi verdi.Tamamen içtikten 1 saat sonra tekrar gelip kan vereceksiniz dedi. İşte o iğrenç su diye anlattıkları ile karşı karşıyaydım. Sizin için benim içtiğimin fotoğrafını çektim. Çünkü eğer böyle bir şey verdilerse size korkmayın. Tüm anlatılanlar şehir efsanesi diye kabul edin. Herşeyin çaresini bulan İsviçreli bilim adamları bunun da çaresini bulmuşlar. Karşınızda Limon aromalı azcık şekerli oda sıcaklığında gazoz. Oh oh diye diye içtim bitirdim bir kaç dakikada. 

1 saat beklemek bir şey değil ama işte acıkıyor insan, susuyor gebe ve korkuyor iğne yine delecek kolunu diye. İlk saat kolay geçti. Ay bunun tadı pek güzelmiş gazoz gazoz diye insanları aradım geçiverdi zaman. Yine gittik labaratuara. Ne yazık ki aynı nalet hemşire ve hala afyonu patlamamış. Yine oturdum sevimsiz koltuğa bu sefer diğer koluma soktu iğneyi. İçerde hareket ettirmeye başlayınca anladım yolunda gitmeyen bir şey var. Sonra ne dese beğenirsin "burdan gelmiyor" İşte o duymaktan korktuğum cümle. Gelmiyor da neden iğneyi dans ettirip daha çok canımı yakıyorsun e be kadın. Bir de azcık gül demi. Yok nerde. Elimin üstüne geçti. Benim korkudan iyice damarlarım çekildi. En çok acıyan yerlerden biriydi el üstü Sokuverdi iğneyi aldı kanı. O sırada daha sevimli bir hemşire geldi. O bastırdı elimin üzerine. Pek sevdim kadını ve o an karar verdim bir sonraki kanı bu kadına aldıracaktım. Çünkü çilem bitmemiş ve 1 saat sonra tekrar kan vermem istenecekti. Aç 1, gazozdan 1 saat sonra 2, ondan 1 saat sonra 3. kanı alıyorlardı. Kanı verdikten sonra doktorun yanına çıkıp aylık muayenemizi olacaktık. İçeri girdik. Doktor yine güleryüzü ile karşıladı bizi. Şikyetin var mı diye sordu. Söylediklerime yine aynı soru ile cevap verdi. Sürekli mi yoksa olup geçiyor mu? Sürekli devam etmeyen şikayetleri çok dikkate almayan bir doktorum var. Hadi bakalım dedi ve işte kızım ne kadar karakterli bir insan olduğunu annesine nasıl can yoldaşı olacağını gıcımın suratına suratına vurdu. Arkasını dönmüş ve kesinlikle kendini göstermiyordu. Bir önceki hafta bağzı !!! gıcılar gebe kadını çok üzmüş olduklarından kızım küsmüş. Doktor "küsmüş bu kız dönmüyor" dedi. Sadece kalp atışını dinleyip, kilosu (839gr)  ve boyunu (33 cm) söyleyebildi. Haftaya Çarşamba tekrar gelin bakalım hiç bir şey gözükmüyor dedi. Böylece bağzı gıcıların iç yağları erim erim eritildi. Oh olsun.

Son kanı vermek için tekrar aşağı indiğimizde sevimli hemşireyi kolladım ve onun koltuğuna oturdum. Diğer elimin üzerinden almasak da ilk kan gelen yerden alsak olur mu dedim "olur tabii" dedi canım.Tek seferde ben anlamadan alıverdi kanı. Sarılıp öpecektim nerdeyse. Şükür deyip çıktık hastaneden. Öğleden sonra doktoru arayıp sonucumuzun normal olduğunu öğrendik ve derin bir oh çektim. Darısı herkesin başına....