14 Haziran 2014 Cumartesi

Havuz Şemsiye 50 Faktör Koruma ve 27. Hafta Geride Kaldı...

Yaz geldi böyle oldu. Sıcaklar başladı, su insanı çekmeye başladı. Tüm kış beklenen tatil planlarına çok yaklaşıldı derken; doktordan veto yiyen gebe ne yaptı? Soğuk kış günlerinden beri planladığımız Antalya tatili için doktor uçak seyehatinin %5 risk taşıdığını söyleyince tüylerimiz diken diken oldu. Konuyu sizlerle paylaşıp çok faydalı yorumlar da aldım. Hepinize çok teşekkür ederim. Doktor bu riski alıyor isem tabii ki gidebileceğimi söyledi. Ölçtük tarttık, düşündük taşındık ve sonunda madem öyle araba ile gidelim dedik. Bol bol dinlenir yavaş yavaş giderdik. Ben daha geçenlerde Sapanca'ya giderken afaganlar basan insan nasıl gideceğim diye kara kara düşünürken doktorun o kadar uzun saat araba yolculuğu daha da riskli diyince hoppala oldum. Sonunda her şeyde bir hayır vardır felsefesi ile gitmemizi istemiyor Allah dedim ve gıcımla beraber vazgeçtik gitmekten. Nolur doktoru gitmesi uygundur diyenlerin kafası bulamasın. Bu tamamen tercih meselesi. Çok yakın bir arkadaşım tam benimle aynı hamilelik haftasında Barcelona'ya gidip fink fin de gezmişti. Şimdi Allah bağışlasın dünya tatlısı bir kızı var maşallah. O yüzden gebelik biraz böyle herkes için şahsına münhasır bir durum.

Tabii kafa tatil kafasına girince çıkmıyor bir daha. Doktorun da izniyle 45 dakikalık mesafedeki  Şile Doğa Tatil Köyünde gittik. 2 gece 3 gün kaldık. E tabii tadı da damağımızda kaldı. Oksijene doyduk ama yine de. Ormanın içinde geniş bir arazi kuş, kurbağa sesleri mis gibi. Havuz biraz maceralı geçti ama. Normalde havuzda buruşana kadar çimip çıkıp malak gibi güneşlenen ben şimdi bambaşka bir durum yaşadım. Havuza girerken atlamak zıplamak yok tabii. Merdivenlerden koca göbekli bir Banu Alkan edası ile yavaş yavaş suya iniş. Kulaç kulaç enginlere açılmak yok. Yavaş yavaş kurbağalama köpekleme karışık bir yüzüş. bir kaya balığı edası ile dipten yüzüşler türlü su şakaları yok. Deriler buruşmadan yavaş yavaş havuzdan çıkış. İki havlu ve diğer kuru mayo ile penguen gibi düşmemek için küçük adımlarla önce duşa sonra kabine geçiş. Kabinde kurulanma kuru mayonun giyilmesi ve mutlu son şezlonga dönüş. Yok yok bitmedi. Dünya maalesef yuvarlak ve güneş sürekli hareket ediyor. Havuza girip çıkana kadar ya kafan ya ayağın gölgeden çıkmış oluyor. Hop şemsiyenin yönünü düzelt. Bitti mi bitmedi. Yoğurt kıvamındaki 50 faktör korumayı vücuduna özellikle de yüzüe boca et, saçını tara ve mutlu son. E bendeniz su kuşu, 7 yaşında bir çocuk kadar suda durmak isteyen acemi kuzu tekrar havuza girmek ister ve film Banu Alkan bölümünden tekrar başlar.





Banu Alkan pozları






Ne kadar zahmetli olursa olsun tatil yine tatildir ve candır. Herkese iyi tatiller diliyorum. Seneye inşallah Asya'lı tatilde neler yaptığımızı da yazıyor olurum.