30 Haziran 2014 Pazartesi

Doğum ve Yeni Annelik Üzerine Gebe Eğitimi

Günler öncesinden size duyurduğum gebe eğitiminin ayrıntılarını yazmak için ancak vakit bulabildim. Çünkü ertesi gün söylemesi çok ayıp olacak ama adaya gidip şezlong ve deniz ikilisinin kucağına bıraktık kendimizi. Dönüş vapurunda kemençe çalmaya başlayan genç çocuk yolculuğumuzu şenlendirdi. Hep bir ağazdan şarkılar söyledik. hafta sonu ise sıkı durun Asya'nın odası geldi. Ayrıntıları ve fotoğrafları çok yakında blog'da olacak. Şimdi bakalım doğum ve sonrası ile ilgili neler öğrenmişiz...


Eğitim Şart



 Yine 50 faktör koruma ve tamamen kapalı ve gölgede gebe vücudu


Teknede sıkıştırılan yeğen pozu

O kadar çok soru sordum ki; doktora gına geldi ve sanırım en çok siz korkuyorsunuz dedi. E tabii korkuyorum cevabı üzerine bir şey diyemedi tabii. Seminerde doğumhane hemşiresi, kadın doğum doktoru, anastezi uzmanı, diş doktoru, fizyoterapist, çocuk doktoru ve yeni doğan hemşiresi vardı. Aşağıda yazdıklarımın sadece seminerde aldığım bazı notlar ve aklımda kalanlardan ibaret olduğunu unutmadan her zaman doktora danışılması ve onun yönlendirmesine göre hareket edilmesi gerektiğini hatırlatmak isterim.


Öncelikle bu doğum denen hadisenin olur zamanını söyleyerek başlıyoruz.Tıbben 37 ile 42 haftalar arası olan doğumlar normal sayılıyormuş.Bu da demek oluyor ki 1 aydan biraz fazla bir dönem gebe kadın hop oturup hop kalkacak...

Öyle her karnımız ağrıdığında hastaneye gitmeyelim diye sancı neye benzer biraz tanımlamaya çalıştılar. Doğum sancıları düzenli aralıklarla gelirmiş. yle ay şurama bir ağrı girdi deyip 1 saa geçip ay sanki tekrar girdi gibi düzensiz ağrılar doğum sancısı olmazmış. Ama bence siz siz olun kendinizi güvende hissetmiyorsanız doğru hastaneye. Ben o kadar rahat olamam herhalde. 10 dakikada 3 kez ağrı girdi ise ve hala hastanede değilseniz hadi canım pış pış. doğru hastaneye... Duş alın biraz çorba için sonra gelin dediler ama bence ne duşu yahu siz hala evde misiniz... Doğum sancıları 45 -50 dakikada bir 15 sn ile başlayıp 5-10 dakikada bir  60 sn sürecek şekilde devam edermiş.

Kanlı ve sümüksü olarak tanımladıkları nişanın gelmesinin ardından doğuma yaklaşık 2 gün varmış.

36-37 haftalarda tuşe dedikleri çatı muayenesiile ilgili çok acıyor mu soruma hiç acımıyor cevabı beni tatmin etmese de yine de paylaşmak istedim.

Doğumun 4 evresi normal doğumda açıklık, çocuğun doğumu ve son kontroller olarak açıklandı. Ama tabii bu bir proje olmadığı ve doğal bir süreç olduğu çin ayrıntıları çok önemsemedim.

Hastaneye giderken doktorun ilk kontrolde istediği tahlil sonuçlarını mutlaka götürmemiz gerektiğini yoksa hastanenin bunları tekrar yapıp ekstra ücret talep edebileceğini hatırlattılar.

Ağrı kısmı ile ilgili yapabilecekleri bir şey olmadığı için ağrıyı azaltmak için sancılara değil, bebeğin doğuşuna odaklanmanın faydası olacağını söyledikler. Tabii ki böyle bir şey yok çok acıyacak ve biz istersek cumurbaşkanlığı seçimlerine odaklanalım bu acıtacak...Ama tabii şu söyledikleri az da olsa işe yarayabilir.

"*Yatarak beklemeyin, hareket edin, yürüyün böylece bebeğin çıkış yolunu bulması kolaylaşır.
 *Yanınızda 1 den fazla kişi olmasın. her girip çıkan kişide stresiniz artar.
* Bileklerinizi lavanta yağı ile ovdutturun. Rahatlatıcı etkisi varmış
* Acemaşiran makamında müzikler ağrı hissini uzaklaştırıyormuş. Denemekte fayda var.
* Kasılmalarda alınan derin nefesler rahatlama verirmiş. O sırada aklınıza gelirse ne ala.

Epidural denilen ağrısız doğum diye tanımlanan bir hadise var. İi bir şey mi kötü bir şey mi anlamadım. Açıklık 3-4 cm olduktan sonra takılıyormuş. Yani bir posta çekiyorsunuz illa ağrıyı. Yürüyebiliyormuşsunuz ama yine de uyuşukluk sebebi ile çok da izin verilmiyormuş. Hoop noldu hani hareket etmek kolaylaştırıyordu doğumu. Burda var bir çelişki. İğne omuruliklerin arasına değil daha dışarda bir yere yapılıyormuş. Benim korktuğum felç riski filan yokmuş. Yapıldıktan sonra ise ne ağrı ne bir şey. Sadece sırtınızda bir boru ile dolaşıyorsunuz o kadarmış. Ikınman gereken zamanları sana doktor söylüyormuş. sancı geliyor çocuk çıkıyor ama sen ne ağrı ne bir şey hiç bir şey hissetmiyormuşsun.

Benim sezeryan ile ilgili ya alerjim varsa ya bayılamazsam ya uyuşmazsam sorularım için sezeryan ile doğumlarda muayene ediliyormuş gebe kadın.

Geldik bebek doğdu sonra neler olacağa. Elimize birer bebek verdiler. Koca göbekli bir sürü kadın kucaklarında bebeklerle ezirme provası yaptık. Çocuğu tam kavramak tam olarak yüzünü göğüse çevirmek ve yaklaşık 30 derecelik bir açı ile tutmak önemliymiş. El parmaklarımız ile C yaparak göğsümüzü öyle tutmalıymışız. Emzirmenin incelikleri tabii ki bence bambaşka bir yazının konusu olmakla beraber gece emzirmesi ve her bir göğsü en az 15 dakika emzirmenin gerekliliğine değinmeden geçemeyeceğim.

Göbek bağı düşene kadar bebeğe çok acı veriyordur diye aklımda kalmıştı benim. Ama tam bir şehir efsanesiymiş. Bebek orayı hiç hissetmezmiş. Bakım önemli tabii. Her emzirmeden önce alt değiştirme günde de en az 3 kere göbek bağı bakımı gerekliymiş.

Uyku ve su içme sütü arttırıyormuş. Her emzirmeden önce bebeğin altını değiştirmek ile beraber kendimizde 1 bardak su içmeliyiz ki sütümüz bol bol olsun.

Tabii ay bu çocuk çok ağlıyor, doymuyor mama verelim diyen aile büyükleri ile savaşmak için hazır olmalısınız. Çünkü bu bizim küçük insanlar hemen biberonun kolaylığına alıştığı için memeyi sen em bu ne be çek çek 2 damla geliyor edası ile memeyi emmeyi bırakabiliyorlarmış.

Benden şimdilik bu kadar. Ben diş hekimi, çocuk doktoru ve fizyoterapist ile ilgili kısımlardan bir başka yazıda bahsetmek üzere hoşçakalın....