20 Mayıs 2014 Salı

23. Haftada Biz Neler Yaptık?

Geçtiğimiz hafta 23. haftayı geride bıraktık. bakalım neler neler olmuş....








Bu hafta Soma'da yaşanan üzüntüler, acılar fiziksel olarak etkiledi bizi. 2 gün boyunca geçmeyen baş ağrısı beni Parol içmeye ve uykusuz geceler geçirmeye mecbur bıraktı. Hem sonsuz bir şükür duygusu hem de sahip olduklarına sevinmekten utanma duygusunu bir arada yaşadım. Hem hiç bir şey yapmak istemiyor hem de can sıkıntısından boğuluyordum.

Ayrıntılı ultrason ile ilgili de içten içe şüphelerim vardı. İnsan ne kadar iyi hissederse hissetsin hep bir "her şey yolunda mı acaba? bir sorun var mı acaba?" sorularını kafasından atamıyor.

Derken Perşembe günü geldi çattı. Ayrıntılı ultrason için erken saatlerde hastahanedeydik.Bu hafta hiç gülmeyen yüzüm, her şeye alınır halim, huysuz kadınlığım tavandı. Gıcım bir şey söylemeye korkuyor, annem ne zaman patlayacağım diye tetikte bekliyordu. Rutin kontrolleri yapan doktordan başka bir uzman yapıyor bu ultrason görüntülemeyi. Doktorun asistanı bir kağıt verdi ve bunu imzalamamı istedi. Kağıt iki koca sayfa ne okuyacak ne de okuduğumu anlayacak durumum vardı. Bir de ayrıntılı ultrason için normal ultrasonlardan farklı olarak mesanenin boş olması gerekiyormuş. Gıcıma kağıdı verip, iyice oku dedikten sonra tuvalete gittim. Döndüğümde o hala okuyordu. Sabır taşımın çatlak olduğunu bildiğimden hemen asistana sordum ne yazıyor burda diye. Efendim şöyle bir durum varmış. Bu yapılacak işlem ayrıntılı ultrason, organlarına ve uzuvlarına bakılıyor. Karın üzerinden işlem normal ultrason gibi yapılıyor. Ama tabii bazı hastalıklar ve sorunlar bu ultrasondan gözükmeyebiliyormuş. İmzaladığım şey de tam olarak bununla alakalıymış. Yani ilerde bir sorun olduğunda biz size herşey gözükmez demiştik demek için. Bebek ve beni etkileyen her hangi bir zarar olmadığı için bir çırpıda imzalayıp hemencecik içeri girdik.Güler yüzlü, içeri girildiğinden ayağa kalkıp buyur eden doktor candır. Ekrana bakmaya devam eden ve bir yandan da konuşan doktor mümkünse hep uzağa gitsin. Sevecen doktorumuzla önce kısa bir sohbet ettik. Nasıl gidiyor var mı bir sorun vb...Ben baş ağrısı dedim lodostandır dedi:) kaygılarım var dedim e gel bebeğe bir bakalım dedi....Derken koca ekrana geldi bizim kız. Tam açıldığı esnada ağzını açmış amniyo sıvısından içiyordu. Afiyet olsun benim tatlıma dedik. Ellerine baktık zafer işareti yapıyor.

Kalbi, kalp kapakçıkları, midesi, safra kesesi, böbrekleri, omurgaları derken sıra yüzünü görmeye geldi ama malum bizim kız biraz inatçı. Cinsiyetini de tam göstermemişti uzun süre.Elleriyle yüzünü kapatıyor.Doktor karnımdan ittiyor ama yok ne münasebet o öyle durmak istiyor. Zar zor yüzünün bir kaç görüntüsünü alabildik. Fındık burunlu, koca dudaklı bir kız olacak gibi gözüküyor. Bizi duyuyor mu, gözünü açıyor mu...vb sorular sormadığım için doktor teşekkür etti. Ben gündüzleri klasik müzik dinletmeye başlamıştım tiz sesleri duyabiliyor diye ama maalesef çok da duyamıyormuş. Suyun içinde sen bizi ne kadar duyarsan o da okadar duyuyor dedi. Ben de klasik müzik dinlemekten böylece kurtuldum. Sadece gözü var dimi soruma sinirlendi doktor. Google'dan sürekli araştırma yapmak yasak dedi. Allaha şükür bir sorun yok şimdilik. 21 Ağustos ile 12 Eylül arası bir yerde gelecek inşallah. Babası ile tanışmamızın 5. yıl dönümü 29 Ağustos diye doğuyor benim içime ama hayırlısı ne zamansa artık.Doktor bir daha 2017 de görüşelim deyince hepimiz şaşırdık. Meğersem ikinci bebeği kastediyormuş. Kıkırdadık ve çıktık. Şükür benim de ruh halim biraz düzeldi, ağrılarım geçti. 23. hafta da böylece geride kaldı.

Not: Tekmeleri net hissetmeye başladım çok şükür....